fbpx
Canlı Yayın Play Button
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

Ahmet Nesin: Sivas Katliamı’nın sorumlusu Doğu Perinçek’tir

05.07.2020
1.400
A+
A-

Sivas Katliamı’ndan sağ kurtulan Aziz Nesin’in oğlu Ahmet Nesin, 2 Temmuz 1993’te meydana gelen ve 33 şair, yazar ve aydının öldüğü katliamın perde arkasını Youtube kanalında anlattı. Katliamdan iki gün önce yazar, şair ve edebiyatçılar Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak üzere Sivas’ta gelmişti. Dört gün devam edecek şenlik süresince söyleşiler yapacak, şiirlerini okuyacak, şarkılarını söyleyecek ve kitaplarını imzalayacaklardı. Fakat yerel gazeteler ve şehre asılan afişlerde “Aydınlık gazetesinde Şeytan Ayetleri kitabının nüshalarını yayınlayan Aziz Nesin’in de şehirde olduğu” yazılmıştı. Galeyana gelen halk misafirlerin kaldığı Madımak Oteli’ni 2 Temmuz’da yakmıştı.

Ahmet Nesin kitabı yayınlayanın babası değil, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek olduğunu söyledi. Babasının ve etrafındaki aydınların hata yaptığını söyleyen Ahmet Nesin, olayın perde arkasını anlattı:

BÜYÜK BİR HATAYDI”

“Doğu Perinçek ekibi o zaman gazeteyi (Aydınlık) çıkartmıyordu. Dondurmuşlardı. Aziz Nesin ve arkadaşları Aydınlık’ı satın aldılar. Her şeyi hazırdı. İşlem yapmak gerekmiyordu. Yeni gazete kurup bir sürü işlem yapmak zaman alacaktı. Aydınlık da tabi Şefik Hüsnü Deymer’e dayanan bir gazete olduğu için önemliydi. Ama orada büyük bir hata vardı. Maalesef Aziz Nesin ve aydınların da büyük bir hatasıydı. Hata şuydu…

“DOĞU PERİNÇEK HAPİSTEYDİ”

O sırada Doğu Perinçek hapisteydi. Ferit İlsever ve Doğu Perinçek’in kaybettiğimiz kız kardeşi Feyza Perinçek ile görüşmeler yapıldı. Bütün görüşmelerde ben vardım. Onlar dediler ki, tabi ki Doğu’nun önerisi bu, madem sol, alternatif bir gazete çıkartıyorsunuz biz de işin içinde olalım. Bu büyük bir hataydı. Kabul edildi bu hata. Ben de bir gazeteci olarak Onbinler A.Ş’de işe başladım. Anladık ki yazı işleri, haber müdürlüğü falan Doğu Perinçek ekibi hemen kapmış. Aradan bir süre geçti, Doğu Perinçek hapisten çıktı. O dönemde ilginç bir şey oldu.

“BABAM KİTABI OKUMAMIŞTI”

Önce bir parantez açayım. Biliyorsunuz Aziz Nesin’in, Salman Rüşdi’nin Şeytan Ayetleri kitabını yayınlamak gibi bir niyeti vardı. Beğendiği için kitabı yayınlamak değildi niyeti. Kitabı okumamıştı zaten. Oradaki niyet şuydu. TBMM kitabı yasaklamıştı. Tabi bu anti-demokratik bir karar, anti-laik bir karar. Aziz Nesin kitabı yayınlamak için ilk teklifi Türkiye Yazarlar Sendikası’na yaptı. O zaman sendikanın başkanıydı. Sendika yönetimi kabul etmedi bunu. Ürkek davrandı. Burada kimseyi de suçlamıyorum. Demokrasi mücadelesi herhalde bazı kesimler için bir yere kadar. Zaten yönetimde bir sürü olaylar oldu. İleride anılarımda bunları anlatacağım.

“BİR SABAH GAZETEYE GELDİK Kİ…”

Doğu Perinçek çıktıktan sonra bir sabah gazeteye geldik ki Şeytan Ayetleri fasikül olarak yayınlanmış. Ben hemen tabi babama telefon açtım. “Hayır benim hiç haberim yok bundan” dedi. İlginç bir şey. Çok şaşırdım, çok kızdım. Şöyle kızdım. O zaman benim Düşün Yayınevim var. Hem de gazetecilik yapıyorum hem yayınevim devam ediyor. Kitabı kimse çıkartmak istemeyince ben yayınlamak istedim. Babam karşı çıktı. Bir aileden bir kişi yeter çünkü Ayetullah Humeyni, İran yönetimi Aziz Nesin hakkında ölüm fermanı vermişti.

“KİTABI YAYINEVİMDE BASMAK İSTEDİM, BABAM KABUL ETMEDİ”

Kitabın çevirisini bir tanıdık yapıyordu. Hatta o çeviriyi yarım olarak geri getirdi, devam etmek istemedi. Aziz Nesin çevirmen adının kitaba yazılmayacağını söylemesine rağmen o çevirmen kabul etmedi. Yayınevi bana aitti, orada basılması bir sorun değildi ama çalışanlara sorulmadan gazetede yayınlanması çok ciddi büyük bir riskti. Çalışanların hepsini riske atmaktı. İkinci neden de çalışanların hepsi devrimci değildi. Karanlık odada Günaydın gazetesinden gelen bir arkadaş vardı. Demokrattı. Sosyalist filan değildi. Bırakın devrimci olmayı sosyalist de değildi. Dönemin CHP’si Ecevit’i ayarında bir insandı ve bunun gibi çok arkadaş vardı. O yüzden çalışanlara sorulmadan basıldığı için çok ciddi bir şekilde kızdım ben. Ve bu tartışma nedeni oldu.

“ÇEVİRİYİ PERİNÇEK YAPTIRDI”

Sonra bu olayı onların yaptığını iyice nasıl anladım. Bir gün iyice geç olmuştu. Gazetede ya işim var ya da bu olaylardan dolayı tedirginim, olaylar devam ediyor. Genç bir kadın birkaç sayfa getirdi. Fark ettim ki çevirinin ikinci bölümüydü. Anladım ki Doğu Perinçek çeviriyi kendi elamanlarına yaptırıyor. Genç bir kadına. İlk fasikül yayınlanınca savcılıktan gazeteyi toplatılma kararı çıkartmıştı zaten. Sanıyorum 3-4 gün sürdü fasiküllerin yayınlanması. Son gün Doğu Perinçek ekibi, Şeytan Ayetleri başlığı altında Kuran Kerim’den bir örnek koydular gazeteye. O gazete de toplatıldı.

“SUÇ DUYURUSU YAPAN ADRESE GİTTİM, ÖYLE BİR APARTMAN YOKTU”

Bu aslında akıllı bir gazetecilikti. Çünkü o zaman anladık ki yazı savcılık tarafından okunmadan yasaklanıyor. Okunmadan yasaklanma olayını biz deşifre edince yazı işlerinden savcılıktan gelen fezlekeyi istedim. Adresi aldım. Bakırköy’de biri şikayet ediyor. Gittim o adrese. Apartman numarasını tam hatırlamıyorum ama 170’lerde bir numaraydı. Ben caddeye gittim, öyle bir numara, apartman yok, öyle bir kimse de yok. Savcılık otomatikman yasaklıyor. Bunu niye anlatıyorum. Ben bu olayı yıllarca şu şekilde yazdım. Bilhassa Doğu Perinçek Ergenekon’dan hapse girdiğinde iyice emin oldum ki, derin devletin önemli bir adamı. Kendine göre önemli tabi, bize göre değil.

“İNSANLARIN ÖLÜMÜNÜ SEN HAZIRLADIN”

Yani Sivas Madımak olayı nasıl başladı? Aziz Nesin’in Şeytan Ayetleri kitabının Aydınlık gazetesinde yayınlaması dedikodusuyla başladı. Ve ben bunu yıllarca yazdım. Doğu Perinçek bunu sen yaptın. Oradaki bütün insanların ölümünü sen hazırladın diye.

“HERKESİN BİLMEDİĞİ BİR OLAY DAHA VAR”

Esasında herkesin bilmediği bir başka olay var. Madımak’tan kısa bir süre önce Aziz Nesin İzmir’e gitmişti. İzmir’de sokakta gazeteyi tanıtmak için sokakta satışı yapılıyordu. Tanıtım gibi bir şey. İlk saldırı orada oldu ve bu çok fazla basına da yansımadı. Polis gelmedi, güya İşçi Partililer Aziz Nesin’i korudu. Ne tesadüftür ki İşçi Partisi binasına alarak korudular. O zaman adı İşçi Partisi idi Vatan değildi. İşçiden vazgeçtiler, vatan bölünmeze geldiler, partinin adını Vatan yaptılar. İlk saldırı orada yapıldı. Evet Madımak olayı Doğu Perinçek’in Şeytan Ayetleri’ni yayınlamasıyla başladı. Planlayan odur.

OLAYDAN BİRKAÇ GÜN ÖNCE TGRT’NİN AZİZ NESİN SÖYLEŞİSİ YAYINLANDI

Şimdi bugün ne oldu? Biliyorsunuz Madımak Davası düştü (2013) ama 3 firari olduğu için bir dava devam ediyor. Madımak’ta kaybettiğimiz Gülsüm Karababa vardır. Bu arada Madımak’ta katliam başlamadan önce TGRT’den bir muhabirin Aziz Nesin’le bir söyleşisi var. O söyleşide Aziz Nesin, Aydınlık’ta çıkan Şeytan Ayetleri’ni kendisinin yayınlatmadığını açıkça söylüyor. Türkiye  gazetesinde ve TGRT’de bant kaydı olarak bu açıklama duruyor. Olaylar başlamadan önce. Fakat bütün afişler ve Sivas’taki yerel gazetelerin söyledikleri şeyler hep Şeytan Ayetleri üzerinden. “Onu basanlar buraya geldiler” diye.

“CESARETİN VARSA MADIMAK HESAPLAŞMASI YAPALIM”

Ben bunları yıllarca yazdım. Doğu Perinçek hiç cevap vermedi. Dün (6 Haziran 2020) bu üç firari sanıkla ilgili dava görülürken Gülsüm Karababa’nın abisi Hüseyin Karababa avukatı Coşkun Özgür Piroğlu benim geçen sene Artı Gerçek’te yazdığım yine bu konuyla ilgili yazıyı mahkemeye sunmuş ve hem benim hem Doğu Perinçek’in dinlenmesini Doğu Perinçek’in bunu yapıp yapmadığının ortaya çıkmasını istemiş. Ben de diyorum ki hadi Doğu Perinçek bir hesaplaşalım. Bir Sivas Madımak hesaplaşması yapalım. Eğer cesaretin varsa.”

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

  1. fevziye ünal dedi ki:

    Her dönemin fırıldağı ajan , hangi cesaretle yüzleşecek.

%d blogcu bunu beğendi: