fbpx
Canlı Yayın Play Button
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 31°C
Parçalı Bulutlu

AYNAYI TUTTUM ÖZÜME ALİ GÖRÜNDÜ GÖZÜME

03.07.2020
309
A+
A-
Bu söz dede Hilmi Babanın bir beytinden dökülen müthiş bir söz; her Alevi başta olmak üzere her insanın ciddi manada düşünmesi gereken bir iddialı söz. Gelin hep birlikte düşünce harmanında sözcüklerin savrulduğu hakikat meydanında bu aynanın ne olduğunu, O aynaya bakanın neden Ali’yi gördüğünü bir sorgulayalım. Kişi özünde ya Hakk’ı görür ya da batılı (cehaleti), bu durumda, bakan Hilmi Dede Baba gibi arif (imanı kâmil) olunca tabi ki Hakk’ı görür. Hak ise İslami fıtratın kendisidir. Bu fıtratı kendisinde bulunduran kişi Hakk’ın rengine bürünmüş, Ene’l-Hak olmuş kişidir. Çünkü Allah buyurdu ki: “En güzel renkler Allah’ındır. O renkler ki yüksek ahlakın tecellileridir, bu tecellinin en güzel hali Muhammed, Ali’dir.
Resulullah ( s.a.a ) buyurdu ki “Ali Âdem’den bu yana bütün peygamberlerin tüm esmalarını kendisinde cem eden kişidir.” Ali, İslam fıtratının yeryüzündeki yansımasıdır. O yüzden canlı Kur’an’ın kendisi Ali’dir. O tertemiz açıklayıcı imam, O Hakk ile Hakk olmuş, evveli ve ahiri, zahiri ve batini Hakk’ın açıklayıcısıdır. Resulullah buyurdu; “Bütün dünya bir yana gitse, Ali bir yana siz Ali’den yana gidin. Çünkü bütün insanlar sizi yanıltır ama Ali sizi Hakka götürür. Ali Hak ile Hak Ali ile Ali nereye dönse Hak oraya döner. Çünkü Ali bir göz açıp kapayıncaya kadar, bile Hak’tan gaflete düşmemiştir. Bu durumda Hak ile Hak olup görünen Hakk’ın kerem vechu cemali Ali’dir. O halde insan imanı kâmil olunca özünde tecelli eden şey İslam’dır, İslam’ın insani yansımasının arif aynası tabi ki Aliyel Murtezadır. Kişinin özünde İslam pınarı oluşunca ağacı Ali meyvesi Hakk’ın kerem sıfatlarıdır. Tabi ki bu öz ile bakanın göreceği şey Ali göründü gözüme olacaktır. Görünenin neden Ali olduğunu kavradık ise; şu soru ile ilerlemek lazım düşünce harmanında: Ayne nedir ki insanın özündekini göstermekte? Resulullah buyurdu ki; ‘’Müminler kardeştir ve mümin müminin aynasıdır.’’ Dikkat edilirse insan insanın aynasıdır demiyor; ‘mümin müminin aynasıdır’ buyuruyor. Çünkü her insan Hakk’ın sıfatlarını kendisinde bulunduran bir mümin değildir. Mümin Hakk’ın nuru ile bakar, onda yansıyan ise hakikatten başka şey değildir. Yansıyan yalansız riyasız hakikat olunca, ayna aslı olanı gösterir. Şeffaf ve berrak bir cam ayna gibi. Bir gün adamın biri köy kahvehanesine geldi ve dedi ki : “Ben bugün ahirete gideceğim.” Oradaki bir meczup da şöyle dedi; “ Benim babam ölmüş, acaba bir bakar mısın babam cennette mi cehennemde mi?” Adam: ‘’Tamam bakarım’’ dedi. Bir de köyde kurnaz biri daha vardı o da dedi ki; “Benim de babama bak, benim babamda ölmüş.” Adam gider yedi gün sonra gelir. Meczup sorar: ‘’ Benim babamı gördün mü? ‘’ Adam; “Evet, der. Baktım cennette imiş.” Kurnaz adam da; “Ya benim babam?” diye sorar. Adam; “Senin baban cehennemdedir” der. Kurnaz kişi itiraz eder: “Sen yalan söylüyorsun ahirete ölmeden gidilmez” deyince, adam; “Ben yedi köy gezdim ve hem senin babanı hem de onun babasını sordum. Yedi köyün hepsi bunun babasına iyi, senin babana kötü dediler. Hakk’ın rızası halkın içindedir. Halkın razı olduğundan Hakk da razıdır dedi. Halk insan topluluğu mu yoksa Hakk’ı bilen insan toplulukları mı? Onu iyi bilmek lazım! Kıskançlık, kibir, cimrilik, sabırsızlık, gaflet ,hıyanet, delalet içinde olan bir insan ya da insan topluluğu bir mümin gördüğünde onun hakikatini ona teslim etmez. Kıskanır, ihanet eder ve kibir onu delalete iter. Güzel olan şey de, onda gıybet, dedikodu ve yalan olarak yansır. Bir gün Lut aleyhisselamın yanına iki melek gelir. Onun ümmeti meleklere karşı edepsizlik yapınca Lut aleyhisselam onlara; “İçinizde yok mu iyiliği emredip kötülüğü reddeden.” O ümmetten iyiliği tebliğ eden yoktu. Kötülere de neden bunu yapıyorsun diyen yoktu. Allah onların yok olmasına karar verdi ve yok etti. Çünkü Hakk, kendinden hiçbir Hakk rengini yansıtmayan milletleri zalim kabul etti . Zulüm ile giden Hakk’tan uzak olur. İbrahim aleyhisselama imamet verilince, O; “Rabbim benim tüm sülbüme de ver” dedi. Bakara s.124 Allah; “Ey İbrahim benim ahdim zalimlere varmaz” buyurdu. Allah’ın bu ahdi İbrahim’e verilen imamet idi yani velayet makamı idi. O velayetin şahı ancak İmam Ali’dir. İmam Ali, Emir’el-Müminin’dir. Müminlerin emiridir. O sadece müminlerin, muttakilerin ve salihlerin emiridir. O’nun âşıkları Allah’ın ahdi olan velayetin ulaştığı erenleridir, hak dostlarıdır,bu imam Ali dostları zulümden uzaktır,imam Ali aşıkları bal arısı gibi güle konar necisle işi yoktur.Eşek arısının balı yenmez,aslı sinektir.Bal arısının aslı pak nesli paktır,hizmetinden fayda gelir hizmeti baldır. Eren; velayete ermiştir ve bu nimet ona yeter. Lakin hak rengine bürünmüş ve iyiliği kendisinde barındıran halk hakkın aynasıdır ve bunlar ancak müminlerdir.ancak bunlar bir kişiye şeffaf ayna olurlar. Bir kişi çevresindeki topluluğun onun hakkındaki düşüncelerinden kendisinin özünde hak mı? Batıl mı? Var onu görebilir. lakin bu topluluk halk olmuş ise yani güzel ahlak varsa gerçeği tam yansıtır, güzel ahlak yoksa kişide ve toplumda ne kadar yansıtsa da gerçeği yansıtmaz . Çünkü insan bir cam ise arkasındaki sıraç. (Aynanın yansıması için arkasına kapatılan siyah tabaka.) Sır görüneni sırlar ve yansıtır, Sıraç yoksa yansıtamaz ayna olamaz. sır tutmak mümin esmasıdır mümin ayıbı örter ,söyleyeceğine de bir şey eklemez gerçeği söyler Hakkın sırrına vakıf olmayan ayna (insan) hakikati yansıtamaz. Kişinin aynası halk, hakkın aynası ise mümin kişidir. Mevlana boşuna söylememiş ”ya göründüğün gibi ol,yada olduğun gibi görün diye” Günümüz insanında çoğu zaman görmekteyim ki dilde söylenen şey başka yaşanan şey başka buda hakikatin görünmez ve anlaşılmaz olmasına sebep olmuştur. Bir gün resulullah s.a.a Ebu Bekir ile yolda gidiyorken ebu cehil geldi ve resulullaha kast ederek dediki; nede çirkinsin,resulullah buyurdu ki haklısın ey ebu cehil. Biraz ilerde islamın ilk şehidinin oğlu imam Ali muhibi ammar bin yassir resulullaha yaklaştı ve dediki ey resulullah ne güzelsin ne güzel cemalin var.resulullah buyurdu ki haklısın ey ammar.bunu duyan ebu Bekir dediki ya resulullah ikisine haklısın dediniz nedir bunun hikmeti.resulullah buyurdu ki ben bir müminim müminler bir aynadır onlara bakan kendisini görür.ebu cehil bana baktı kendi çirkinliğini gördü ammar bana baktı kendi güzelliğini gördü. Yüz yıllardır imam Ali aşıklarının iftiraya uğramasının ve zulme uğramasının bir sebebi de bu ayna meselesidir. İmam Ali aşıklarının kurandaki ismi müminlerdir,mümin ayna olunca dürüst riyasız,onlara bakan kendi çirkin ahlakını onlara atfedip zulm yapmaktalar. Çünkü kişi kendisi gibi görür karşısındakini.halbuki 73 millete bir gözle bakan incinsende incitme diyen iftiraya uğrasada iftira atmayan hakkı gözeten bu Ali muhibleri öldüler ama öldürmediler.çünkü onlar hakka göre yaşadılar,bildiler ki bir insan öldüren bütün insanlığı öldürmüştür,bütün insanlığın katili olmak asla bir mümine yakışmaz uymaz.
YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

%d blogcu bunu beğendi: